18.01.2024

OTİZMİN NEDENLERİ VE ERKEN BELİRTİLERİ

Otizm ilk kez 1943’te Amerikalı çocuk psikiyatristi olan Leo Kanner’in “Erken çocukluk otizmi” tanımıyla ifade edilmiştir.

OTİZMİN NEDENLERİ VE ERKEN BELİRTİLERİ

Kanner’a göre:

  • Bu çocuklar ifadelerinde ters zamirler kullanırlar.
  • İfadelerinde ben yerine sen kullanırlar
  • iyi bellekleri vardır.
  • Stereotip hareketleri bulunur.
  • Aynılığı korumaya dair istekleri yoğundur.
  • İnsan ilişkilerinde zorlanırlar.
  • Asperger’e göre otizm 1944 yılında doğum ya da sonrasındaki ilk 30 ay içerisinde görülen davranışsal bir sendrom olarak tanımlanmaktadır.
  • Mildrek Creak’in öncülük ettiği kurul otizme dair belirtileri “Dokuz nokta” nitelendirmesi olan bir teşhisle belirtmişlerdir:
  • Birey kendi kimliğinin farkında değildir.
  • Nesnelere bağımlılık geliştirir.
  • Nesneleri amaç dışı kullanamamaktadır.
  • DSM-III(Diagnostic and statistical Manual of mental disorders) tanı kriterlerini şu şekilde açıklamıştır:
  • Diğer insanların farkında olmama
  • Dil gelişiminin tüm alanlarında belirgin gecikme
  • Kendine dair iletişim şekli
  • Sosyal etkileşimde yetersizlik
  • Arkadaşlık ilişkilerinde sıkıntı
  • Karşılıklı diyalog kuramama
  • Kapsamlı araştırmalar bulguların otizmin erkeklerdeki yaygınlığını ortaya koymaktadır.

NEDENLERİ:

Otizm’in Psikojenik,Davranışsal,Organik ve Kavramsal nedenleri tanımlanmıştır.

Bazı teorisyenlerin otizm’in anne-çocuk ilişkisinde soğuk ve reddedici” tanımı ve geri çekilme davranışı şeklinde ortaya çıkmaktadır.(Bettleheim,1967).Davranışsal teori otizmin ödül-ceza ile pekiştirilmiş davranış grubu olduğunu ifade etmektedir.Bu görüş otizm’in çocuğun içinde bulunduğu ortamda çevreyle ilişki kurma ,öğrenmiş olduğu” atipik ve özel davranışlar “olarak tanımlanmıştır. Son 10 yıldır otizm’in biyolojik kaynağının kesinlik kazandığı bilinmektedir.Özellikle Cerebellum (beyincik) ile ilgili bir bozukluk üzerinde durulmuştur.Hamileliğin ilk 3 ayında olumsuz etkileri olan olaylar çocuğun gelişimini etkilemektedir.Otistik çocukların ailesinde konuşma-dilde gecikme risk faktörlerini etkilemektedir.

Frith teorisine göre ise otistik bireylerdeki temel problemin “doğuştan kavramaya dair eksiklik”olduğu düşünülmektedir.Otistik çocukların iç ve dış dünyada gelişen olaylar arasında ilişki kurabilme ve tahmin etme yeteneklerinin olmayışı,bu durumun da otistik bireylerin diğer insanları bu anlamda algılama noktasında yetersiz kaldıklarını göstermiştir.

KAYNAKÇA: Abidoğlu,Ülkü ,Darıca,Nilüfer,Gümüşçü,Şebnem “Otizm ve Otistik Çocuklar” Özgür yayınları İstanbul.