Blog

Tüm duygudaşlara mektup

Son zamanlarda hastalık sebebiyle evde durduğumuz en yakınlarımıza dahi sarılamadığımız bu günlere bakınca izolasyonun eve kapanma ile değil, kollarımızı birbirimize kapama süreci olduğunu da gördüm. En yakınımızda olan, yan koltuğumuzdakini özlemek, dokunmanın verdiği tarif edilmez sıcaklığı hissedebilmek ne kadar da kıymetliymiş aslında…
Ancak belki de bu izolasyonun bize kazandırdığı kötü görünümlü güzel farkındalık içimizdeki boşluk duygusunun ve yalnızlığın yüzeye çıkması. Zaten içimizde olan bu his yaşamın koşturmacası içerisinde diğer gürültülerin arasında kaynayıp gitmişti. Ama yok olmamıştı. Müzikler durdu, sesler kısıldı ve o içerdeki sesler olabildiğince yükselmeye başladı. Buna sebebiyet veren izolasyon değil aslında. O sadece varlığını görebilecek kadar ortamı netleştirdi.
Artık netleşen görüntüdeki bu rahatsız eden seslere kulak verip kendiliğimizi tanıma yolculuğuna çıkma ve yara bandı ile kapatılan yaraların tedavi edilmek için yüzleşilmesi gereken zamandayız.
Hayatta her şeyin bir sebebi vardır. Şu anda bu evde oturuyorken tamamlanamayan dışarıda veya iç dünyada ne varsa tamamlama vaktidir. Bir bütün olma ve yenileri alabilmek için eskileri bırakabilmeyi öğrenme vaktidir.
Hayatın içinde işe yaramayan, acı vereni bırakıp, yeniyi alabilme cesaretine kavuşabilmek dileğiyle…
 
Uzm. Klinik ve Endüstriyel Psikolog Sümeyye Arslan 

Kıyaslanan Çocuk

📝Her aile çocuğunun olumlu özelliklere sahip olmasını ister fakat beklentiler bazen çocuklarının gelişim …

Koşulsuz Sevgi Nedir?

KOŞULSUZ SEVGİ NEDİR? Bir çocuğa sevgiyi anlatabilmek , onu sevmekle başlar. Her anne baba çocuğunu sevsede bunu …