Blog

Çaresizim

ÇARESİZİM

 

Yaşamımız boyunca birçok zorlu durumlar ile karşılaşabiliriz. Bu zorlu durumların üstesinden gelebilmemiz veya gelemememiz bu durumlara verdiğimiz anlamlarla ve problem çözme stratejilerimiz ile yakından ilişkilidir. Kişi stresli bir durumla karşılatığında vucüdumuz kendisini savaş veya kaç durumuna hazırlar. Kalp atışı hızlanır, kaslarımız gerilir, sindirim sistemimiz yavaşlar, solunum sıklığı artar ve birçok fizyolojik değişiklikler meydana gelir. Bu evreye Alarm Evresi adı verilir. Bu evrede vucüt kendisini stresör ile başa çıkması için hazırlar. Eğer stres azalmaz ise diğer bir evre olan Direnç Evresine geçilir. Bu evre kişinin problem çözme stratejilerini yoğun olarak kullandığı evredir. Kişi stresör ile başa çıkmaya çalışırken, vücutta tüm kaynaklarını stresörü ortadan kaldırmak için seferber eder. Vucüt bu durumda zorlanır. Kişinin çabaları ne kadar uzun sürer ve çabalar problemi çözmek için yetersiz kalırsa kişinin kişisel, fizyolojik ve sosyal kaynaklarıda giderek tükenir. Direnç Evresinde zorlu durumla baş edilememişse kişi kendisini tükenmiş hisseder ve Tükenme Evresine geçilir. Bu evre konu başlığından da anlaşılacağı üzere adeta ‘Çaresizlik’ evresidir de denilebilir. Kişi artık yapacak bir şeyinin olmadığını düşünür ve yaşadığı zorluklarla ilgili umutsuzluğa kapılır. Ve problem karşısında pes eder. Tüm bunlar beraberinde sosyal ilişkilerde çekinme, önceden yapılan etkinliklerden zevk almama, uykuya dalmada güçlük çekme, sürekli kaygı halinde olma vb. birçok olumsuz septomları getirir. Yaşanan bu olumsuzluklar sonucunda duygusal ve davranışsal bozukluklar meydana gelebilir. Prognoz kötü bir hal alırken kişi kendisini köşeye sıkışmış hisseder ve hayatı kendisine adeta zindan eder.

Yaşanan bu zorlu durumdan ve çaresizlik hissiden kurtulmak elbette mümkündür. Aldığımız psikolojik ve sosyal destek ile birlikte bu sorunları ortadan kaldırabiliriz. Psikolojik destek alarak problem çözme stratejilerimizin neden çözüm getirmediğini inceleyebilir ve yeni çözüm yolları geliştirebiliriz. Zorlu durumlarda nasıl tepkiler verdiğimizi inceleyerek, işe yarayan, işe yaramayan ve  bizi zora sokan tepkilerin farkına varabiliriz. Geçmişte yaşadığımız sorunlar karşısında geliştirdiğimiz çözüm yollarını inceleyebilir işe yarayan yolları şimdiki zamana genelleyebiliriz. Kendimiz ile ilgili birçok özelliğin farkına varıp, çaresizlik hissinden çıkarak problemleri çözme yolunda emin adımlar atabiliriz. Problemin çözümü için uyguladığımız  stratejileri gelecektede kullanabilir ve çevremizdeki insanlara yardımcı olabiliriz. Tabi ki bu süreç içinde çevremizden  alacağımız destek çok önemli bi etken olmakla birlikte  problemi çözme çabamızda bize yardımcı olacaktır. Aldığımız sosyal ve psikolojik destek ile birlikte bu sorunlar karşında yalnız olmadığımızı hissedecek ve umutsuzluğa kapılmayacağız.

Tüm bunların yanında aldığımız psikolojik ve sosyal destek ile birlikte çaresizlik hissini deneyimlemeye devam ediyor olabiliriz. Elimizden hiçbir şey gelmiyor olabilir. Geliştirdiğimiz çözüm yolları problemi çözmeye yetersiz kalabilir. Bu durumda kendi çaresizliğimizi kabullenmek ve bu sürecin kendi benliğimize neler kattığını fark etmek çaresizlik duygusunu daha rahat yaşayabilmemize ve çaresizliğe tahammül edebilmemize yardımcı olabilir.

                                                                                    Psikolog   Sena Nur YILDIRIM

 

KAYNAKÇA

 

 

 

 

RASYONEL TERAPİ NEDİR?

Albert Ellis felsefesinden etkilenen bir terapi modeli olan “Rasyonel Terapi “yaşamdaki güçlükleri önlemek ,inanç …

ÇOCUKTA UYUM VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI

Davranış, bireyin dışarıdaki insanlar tarafından doğrudan doğruya gözlemlenebilecek eylemleridir. Uyum ise bireyin …

OKUL ÖNCESİ ÇOCUKTA PSİKOLOJİK GELİŞİM

Sağlıklı çocuklar için beklenmekte olan bir takım fiziksel ve motor gelişim süreçleri vardır. Okul öncesi psikolojik …