Yazar: <span>Sümeyye Arslan</span>

Narsistik Bir Annenin Kızından Mektup

Canım çok yanıyor. Dünden beri durup durup aklıma geldikçe ağlıyorum. Geçmişi düşünüyorum. Herşey yerine oturdukça daha da bir üzülüyorum. Ama yine fark ediyorum ki en ağrıma giden hep hatalarını kabul etmeyip sürekli başkalarını ve beni suçluyor olman. Kırdığın kalbin sorumluluğunu alamayacak kadar yüreksiz olman. Meğer ben hep kendi yaralarımı kendim sarmak zorunda kalmışım. Oysa ben seni affetmek istiyordum anne. Affetmek için sana kızgınlığımı, kırgınlığımı anlatıyordum. Yaramı gör, kabul et ve sar diye. Üflesen geçerdi anne. Öpsen, sarsan, kalbimi özürünle sıvazlasan o yara geçerdi. 

Çocuktum ve çocuk yüreğimi nasıl tamir edeceğimi bilmiyordum. Esasen tamir nasıl edilir hiç görmemiştim senden. Ne kendimi, ne de başkalarını tamir edebiliyordum. 

Yaralarım hep derinleşti ve apse yaptı anne. Oysa inan ben senden senin benden beklediğin gibi kusursuzluk beklemiyordum. Hatalarınla da sevebilirdim seni. Keşke sen de sevebilseydin kendini. Hataların o kadar ağır geliyordu ki sana bir özürün ile iyileşecek yüreğimdeki tüm acılardan daha baskın gelen kibrini dinledin anne. Sen buna gurur diyordun. Oysa benim gözümde her özür dileyişinle daha da yücelirdin anne.

Haklı olman, iyi olmamın önüne ne çok geçti dimi anne. Sen haklı ol anne. Hep haklı kal. Benim yalnız, kimsesiz hissetmem pahasına da olsa haklı ol anne.

Beni ne çok unuttun, benim yerime her yerde oysa ne çok inisiyatif sahibiydin anne. Ben yoktum ama benim yerime aldığın iyiliğim kisvesi adı altında o kadar çok tercih vardı ki…

Hayatıma yeni bir şeylerin girmesinden çok korktum anne. Onlarda sen gibi olacaklar diye, onlarda özür dilemektense beni suçlayacaklar diye çok korktum. Hep kaçtım. Kendim hariç herkezden kaçtım.

Sonra seni içimden çıkarmak istedim ama yaşamla göbek bağım kesiliyor gibiydi anne. Sensizlik de senin varlığında acı vericiydi. Ama sahibi olmadığım suçluluk duygusu altında da ezilmekten çok yorulmuştum.

Şimdi ise yalnızım. Kendime, içimde senin yetersiz bulduğun o küçük kız çocuğunu bulmaya ve ona sarılmaya çalışıyorum. Ona onun etiketlendiği, suçlandığı ne varsa onların o olmadığını söylemek istiyorum. Ona tüm etiketlerin üstündeki gerçek olmayan ağırlıklarının seni güçlü hissettirmesi için, ne de büyük devasa bir yükle başa çıkmış harika bir annesinleri çevreden duyabilmen için değiştirildikleri gerçeğini, sana öfkelenmek uğruna, güvensiz hissetmek uğruna da olsa söylemek istiyorum.

Ona sevilmeyecek biri olmadığını, senin sevmeyi beceremediğini anlatmak istiyorum. Senin sarmadığın yaraları bugün senin ölümünle artık sadece benim sarmak zorunda olduğumu biliyorum.

Yaralarımı sarıp seni affetmek istiyorum anne… İçime bakışlarım ve öfkem hep bundan… Seni affetmek istiyorum.

Uzm. Klinik ve Endüstriyel Psikolog Sümeyye Arslan

Pandemi Sonrası Ofise Dönüş!

Uzun bir aradan sonra iş yerlerine yavaş yavaş dönüşün yapıldığı bir süreçle güne merhaba diyoruz. Zorlu ve çok korkulu geçirdiğimiz son dönemlerin ardına hastalığın kontrol altında seyrettiği ve buna destek olmak adına evlerimizde beklediğimiz, işlerimizi evlerimizden yürüttüğümüz bu dönemin ardına baharın yenilenerek gelmesi gibi gündemimiz ve iş ortamlarımızda yenilenerek geliyor. İçimizde daha bir umut dolu, daha sakinliği hissederek devam ettiğimiz bu günlerde güzel hislerimizi sürdürmemiz iyi olsa da bu motivasyonumuza gerçeğin yansımaları olarak da devam etmeliyiz. Yani bu döneme erken bir bayram havası ile başlamak değil, olan bu güzel ve daha kontrolde olan sürecin devamlılığı için hijyenimize ve sosyal mesafemize dikkat ederek bu süreci götürmeye dikkat etmeliyiz. Kişisel eşyalarımızda yine şahsi kullanımda ilerlerken maskelerimizi de muhakkak takmalı, ellerimizi 20 saniye yıkayarak hijyenimize devam etmeliyiz. Kaygılarımızın azalması güzel ve yavaş yavaş bu dönem daha iyi bir dönüşümle gelecek. Bu günlere kavuşma sürecini sağlayabilmek için şu anki hayatımızda covitten korunma ritüellerimize dikkat etmeli ve kaygılarımız azalsa da insani ve doğal olan bizi yaşamda tutacak gerçeğe yönelik kaygımızla birikte temizlikteki hassasiyetlerimizi korumamız gerekmektedir. Daha iyi ve daha güzel günler gelecek. Baharın tomurcuklar ve büyük enerjilerle çiçekler açması gibi dönemimizde çiçekler açıyor ve iyi günlerin ilk tomurcuklarını görüyoruz. Çiçekleri ve tomurcukları erken koparmayalım ki meyveye dönüşebilsin. Şuan yaşamımıza meyveleri olgunlaşmış ağaç muamelesi yapmak değil de güzel çiçeklerinin açışı ile o güzelliklere bakıp hayran olmak, daha güzel günlerin geleceğini bu çiçeklerin meyveye dönüşeceği inancını yaşamak, şimdinin mutluluğunu, ümidini yaşarken çiçekleri muhafaza etmek sonunda meyve almamıza yardımcı olacaktır. Hep birlikte sağlıklı ve özgürce sevdiklerimize sarıldığımız günlerde görüşmek dileğiyle…
Uzm. Klinik ve Endüstriyel Psikolog Sümeyye Arslan

Online Terapi/Online Psikolojik Danışmanlık

Online terapi-online psikolojik danışmanlık hizmeti nedir?

Online terapi  yüzyüze yapılan bireysel, aile, çift vb  görüşmelerin çeşitli online ve siber sistemler üzerinden yürütüldüğü bir süreçtir. Bu aşama içerisinde bireyler daha öncesinde yüzyüze terapi almış sonrasında online sisteme geçmişte olabilir ya da yeni bir danışmanlık hizmetini online olarak başlıyor da olabilir. süreç içerisinde telefon, bilgisayar, tablet ve benzeri android ve teknolojik ürünler kullanılır. Terapi yüz yüze olan seanslardaki gibi daha öncesinden randevuaşılarak randevu saati içerisinde görüşmeye başlanır. Yüz yüze olan seanslardaki gibi randevu süreci yine 45-50 dakikadır ve terapiye dair bütün kurallar ve sınırlar online görüşme için de geçerlidir.

Online terapi mi daha iyi yüzyüze mi?

Muhakkak ikisi arasında sürecin kolaylıkları ve zorlukları olacaktır. Yüzyüze olan görüşmeler daha yakın ve müdahale edilebilir olsa da online terapinin de yüzyüze terapiye oranla daha fayda sağlayan bazı durumları da vardır. Örneğin bazı bireyler evden varolan rahatsızlıkları veya psikolojik süreçleri sebebiyle dışarı çıkamamakadır. Ya da sosyolojik, siyasi, sağlık vb bir çok boyutdan kaynaklı dışarıya çıkabilme imkanın olamadığı ancak destek ihtiyacının olduğu durumlarda desteğin sağlanabileceği bir alan oluşur. Bu anlamda da stresin ve çatışmanın en yoğun olduğu dönemde bireye hizmet ayağına kadar gelmiş olur. Ayrıca evde veya ofiste çalışan veya yoğun olan bireyler için de büyük bir zaman tasarrufu ve kolaylık olur. Çünkü bulunduğu yerden seansa herhangi bir yol git geli yapmadan direkt seansa girebilme ve nerede olursa olsun ulaşabilme imkanı bulabilir. Bunlarla birlikte bulunduğu şehirde bir psikoloğun veya güvendiği bir psikoloğun olmadığı bir durumda destek almak istediği psikolog çok uzakta dahi olsa o uzmandan hizmet alabilme imkanı da sunabilir.

Online terapi öncesinde randevu almadan dikkat etmememiz gereken nedir?

Burada önemli olan yüzyüze olan seanslardaki gibi online olan seansları ve terapiyi yapan kişinin bir uzman ve psikolog olması ve alanında yetkin olabilmesidir. Bu durumlar olmadığı müddetce terapinin yüzyüze veya online olması arasında fayda sağlayamama durumu bir fark göstermeyecektir. 

Tüm duygudaşlara mektup

Son zamanlarda hastalık sebebiyle evde durduğumuz en yakınlarımıza dahi sarılamadığımız bu günlere bakınca izolasyonun eve kapanma ile değil, kollarımızı birbirimize kapama süreci olduğunu da gördüm. En yakınımızda olan, yan koltuğumuzdakini özlemek, dokunmanın verdiği tarif edilmez sıcaklığı hissedebilmek ne kadar da kıymetliymiş aslında…
Ancak belki de bu izolasyonun bize kazandırdığı kötü görünümlü güzel farkındalık içimizdeki boşluk duygusunun ve yalnızlığın yüzeye çıkması. Zaten içimizde olan bu his yaşamın koşturmacası içerisinde diğer gürültülerin arasında kaynayıp gitmişti. Ama yok olmamıştı. Müzikler durdu, sesler kısıldı ve o içerdeki sesler olabildiğince yükselmeye başladı. Buna sebebiyet veren izolasyon değil aslında. O sadece varlığını görebilecek kadar ortamı netleştirdi.
Artık netleşen görüntüdeki bu rahatsız eden seslere kulak verip kendiliğimizi tanıma yolculuğuna çıkma ve yara bandı ile kapatılan yaraların tedavi edilmek için yüzleşilmesi gereken zamandayız.
Hayatta her şeyin bir sebebi vardır. Şu anda bu evde oturuyorken tamamlanamayan dışarıda veya iç dünyada ne varsa tamamlama vaktidir. Bir bütün olma ve yenileri alabilmek için eskileri bırakabilmeyi öğrenme vaktidir.
Hayatın içinde işe yaramayan, acı vereni bırakıp, yeniyi alabilme cesaretine kavuşabilmek dileğiyle…
 
Uzm. Klinik ve Endüstriyel Psikolog Sümeyye Arslan 

Anı Yaşamayı Desteklemek İçin Şimdi Ve Burada Egzersizi

Anı Yaşamayı Desteklemek İçin Şimdi Ve Burada Egzersizi

Corona Virüsü (Covid-19) salgınından dolayı evden çalışmak durumundayız veya evde kalmak zorundayız. Evde kaldığımız zaman içerisinde neler yapabileceğimiz ile ilgili Uzman Psikolog Sümeyye ARSLAN’ ın   “Anı Yaşamayı Desteklemek için Şimdi ve Burada Egzersizi” önerilerini videomuzda bulabilirsiniz!

 

Online Terapi için Bize Ulaşın

Narsistik Bir Annenin Kızından Mektup

Canım çok yanıyor. Dünden beri durup durup aklıma geldikçe ağlıyorum. Geçmişi düşünüyorum. Herşey yerine oturdukça …

Pandemi Sonrası Ofise Dönüş!

Uzun bir aradan sonra iş yerlerine yavaş yavaş dönüşün yapıldığı bir süreçle güne merhaba diyoruz. Zorlu ve …

Online Terapi/Online Psikolojik Danışmanlık

Online terapi-online psikolojik danışmanlık hizmeti nedir? Online terapi  yüzyüze yapılan bireysel, aile, çift vb  görüşmelerin …