Yazar: <span>Psikolg Kevser Mazi</span>

BENİ KİMSE ANLAMIYOR

‘ BENİ KİMSE ANLAMIYOR ‘

Anlaşılma ihtiyacı insanın dünyaya ilk gelmesiyle birlikte başlar. Dünya bebek için çok yeni, anlaşılmaz ve kaygı uyandıran bir yerdir. Bir yetişkin tarafından karnının doyurulması, altının temizlenmesi ve uyku düzeninin sağlanması gerekmektedir. Annenin bebeğinin ihtiyaçlarını düzenli bir şekilde karşılaması, sevgi ve şefkat göstermesi bebekte anlaşılma olarak algılanır. Anne ve bebek arasındaki bu güvenli ilişki sayesinde dünya artık bebek için anlaşılmaz ve belirsiz bir yer olmaktan çıkmakta, güvenli bir yer olarak görülmektedir. Bu durum yetişkinlikte de devam eder. Anlaşıldığımız da kendimizi daha rahatlamış ve huzurlu hissederken, anlaşılmadığımızı düşündüğümüzde sıkıntılı ve huzursuz oluruz.

Doğumdan itibaren var olan bu ihtiyacın kimi zaman karşılanmadığı hissedilir. Kimsenin sizi anlamadığından yakındığınız bu durum, karşınızdaki bireyden kaynaklanabileceği gibi kendi iç dünyanızda yaşananlardan da kaynaklanabilir. Böyle bir durumda kendinize dönerek bazı soruları cevaplamanız da fayda vardır.

Gerçekten anlaşılmıyor musunuz? Anlaşılmanın sizin için ne ifade ettiğini düşünmekle başlayabilirsiniz. İnsanların sizin gibi düşünmesi, düşüncelerinize hak vermesi midir anlaşılmak? İnsanların fikirleri sizinkinden farklı olsa da, haksız olsanız da sizi anlayabilirler. Böyle bir durumda mesele anlaşılmak değil, onaylanmamaktır. Bunun dışında, küçük bir eleştiriye tahammül edemeyen ve en ufak reddedilme durumunu bile kabullenemeyen özelliklere sahip insanların diğerlerine göre anlaşılmama konusunda daha fazla yakındıkları görülmektedir. Anlaşılmanın sizin için anlamını düşünürken kişilik özellikleriniz çerçevesinde değerlendirmeniz meseleye geniş bir yelpazeden bakmanızı sağlar.

Anlaşılmak sizin için ne derece önemli? Her insan duygularını, düşüncelerini ve isteklerini paylaştığında karşısındakinin dinlemesini ve ihtiyaçlarına cevap verilmesini ister. Aksi bir durum herkesi belli bir derece etkiler, önemsiz ve değersiz hissettirebilir. Fakat bu depresif duygular günlerce sürüyorsa, anlaşılmamayı çok fazla önemsediğiniz anlamına gelir. Özel olarak ilgilenilmesi gereken bir konu haline gelmiştir ve uzman desteğiyle çözümlenmesi gerekebilir.
Kendinizi doğru ifade edebiliyor musunuz? Bazen söylemek istediklerimizi açık ve net bir şekilde ifade etmememize rağmen anlaşılmadığımızı düşünürüz. Kişiler arası ilişkilerde duyguları ifade ederek sen dili yerine ben dili ile konuşmak, dolaylı ve üstü kapalı konuşmamaya dikkat etmek anlaşılma düzeyimizi etkiler. Örneğin; ‘Çok aceleci ve duyarsızsın. Ben ne zaman konuşmaya başlasam sözümü kesiyorsun’ demek yerine ‘Seninle
konuşurken bir şeyler anlatmaya başlayıp tamamlayamadığımda kendimi çok üzgün hissediyorum’ demek anlaşmazlıkları azaltır. Sosyal çevreniz gerçekten anlayışsız mı? Bazen ne kadar doğru bir iletişim kullansanız da
çevreniz tarafından anlaşılmadığınızı hissetmeye devam edebilirsiniz. Anlaşılmamanın sebebi gerçekten etrafınızdaki insanların anlayışsızlığı olabilir. Çevreniz karşısındakinin yaşadıklarından, hissettiklerinden ve ihtiyaçlarından çok, kendi ihtiyaçlarına önem veren insanlarla çevrili olabilir. Bu durumu fark etmek yeni bir çevre edinmeniz gerektiği anlamına gelir. Unutulmamalıdır ki karşınızdaki kişi kendi iç dünyası, düşünce yapısı ve hissettikleri ölçüde sizi anlayabilir. Ya da anlarsa kendisini değiştirmesi, ihtiyaçlarla veya sorunla yüzleşmesi ve çözüm üretmesi gerekebilir, yani anlamak işine gelmez. Fakat anlaşılmadığını
düşünen kişi anlaşılmamanın sebebi olarak çevresindekileri görüyor olma eğilimindedir. Durumun asıl kaynağının nesnel bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anlaşılmak su kadar temel bir ihtiyaçtır. Mutlu iletişim ve sağlıklı ilişkilerin temelidir.Anlaşılmak ile ilgili düşüncelerinizi, dirençlerini fark etmeniz ve çözüm yolları aramanız dileğiyle…

Psikolog Kevser Mazı

KAYNAKÇA

Elevli, S. (2012). İçimizdeki Boşluk ve Anlaşılma İhtiyacı. Erişim Adresi
https://www.tavsiyeediyorum.com/makale_8193.htm

Özmen, E. Kimse Beni Anlamıyor / Anlaşılma İsteği. Erişim Adresi https://psikoloji-
psikiyatri.com/erol-ozmen/kimse-beni-anlamiyor-anlasilma-istegi/

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HOBİLERİN İNSAN DUYGULARINA FAYDALARI VE SOSYAL RİTİM OLUŞTURMA İHTİYACI

Hobi, günlük dilde kişinin mesleği ya da işi dışında geriye kalan zamanlarında keyif, dinlenme ve eğlence amaçlı yapmış olduğu ve ilgi duyduğu uğraşlar olarak ifade edilmektedir. Zevk için yapılan bu uğraşlar insanların fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal olarak gelişimini etkiler. Günümüzde insanların iş alanında çok vakit harcaması hobi ve sağlık alanlarını ihmal etmelerine sebep olmaktadır. Zayıf kalan bu alanlar, zamanla fiziksel ve zihinsel sağlığı olumsuz etkileyerek hem iş başarısını düşürür hem de stres ve öfke kontrolünü zorlaştırır. Stres depresyon başta olma üzere birçok hastalığın hem nedeni hem sonucu olabiliyor. Hobisi olmayan kişiler günlük hayatta da iş hayatında da neredeyse her şeyi görev ve sorumluluk bilinciyle yaptıkları için bir süre sonra hayattan keyif almamaya başlıyorlar. Bu durum ruh sağlığıyla beraber beden sağlığını da olumsuz etkiliyor. Hobi edinmek, kötü stresi yok ederken yapıcı veya pozitif stres olarak da bilinen ‘eustress’ düzeyini artırıyor. Stresin yerini derin bir gevşeme alıyor.  Pozitif strese karşı vücut ve beyin olumlu bilişsel tepkiler veriyor, tatmin duygusu çok daha yoğun hissediliyor. Böylece bireyler kendilerini geliştirmek, geleceğe yatırım yapmak için gerekli motivasyonu bulabiliyorlar. Hobiler, aynı zamanda bireyin kendisini ifade etmesinin ve gerçekleştirmesinin en etkili yollarından biridir. Kişi kendisine en uygun hobinin yardımıyla, ruhundaki yaratıcılık ve üretme arzusunu ortaya çıkabilir ve hayatına anlam katabilir. Kimi zaman da konuşarak anlatılamayan duygular, huzursuz eden düşünceler hobiler yardımıyla açığa çıkarılabilir. Ayrıca sanatsal değer taşıyan hobiler sağ beyni aktifleştirerek duygusal zekanın gelişmesine katkı sağlar. Duygusal zeka, bir insanın kendisine veya başkalarına ait duyguları anlama ve yönetme becerisidir. Kendi duygularını fark eden ve yönetebilen insanlar, karşılaştıkları durumlara karşı alternatif düşünceler üretebilir, bakış açıları genişler ve hayata başka bir pencereden bakabilirler. Beynin sağ lobunun aktif olmasıyla beraber kaybedilen denge tekrar sağlanır ve beyin çift yönlü çalışmaya başlar. Beynin kullanım kapasitesi ancak çift yönlü kullanılmasıyla artabilir. Hobilerin en önemli özelliği yapılmak zorunda olmayan, yetiştirmek için zaman kısıtlaması olmayan, yarış ve rekabet içermeyen uğraşlar olduğu için kişiye rahatlama duygusu yaşatır. Bazı hobiler dinginlik ve gevşeme sağlarken, bazıları da serotonin, dopamin ve endorfin gibi mutluluk ve heyecan verici etkisi olan hormonları aktive eder. Hobi sahibi olmak beden ve ruh sağlığı dışında sosyal yaşantımıza da katkı sağlar. Yeni insanlarla tanışma ve ek gelir fırsatı verir. İletişimi ve sohbet edebilme becerisini güçlendirirken, önyargısız ve eleştirel düşünmeye de yardım eder. Hobi edinerek kendinize bir iyilik yapabilir ve zihninize vakit ayırabilirsiniz.

 

 

KAYNAKÇA

 

Bıyıklıoğlu, A. (2014). Hobi ile yaşam dengenizi yakalayın. 26.11.2018, http://www.milliyet.com.tr/hobi-ile-yasam-dengenizi-yakalayin-pembenar-yazardetay-yasam-1845551/.

 

Karaca, E. (2016). Hobi nedir? Çeşitleri ve faydaları nelerdir?. 26.11.2018, https://bilgihanem.com/hobi-nedir/  .

 

Kaya, B. (2017). Hobi edinmenin beden ve ruh sağlığına faydaları. 26.11.2018, https://blog.quicksigorta.com/saglik/hobi-edinmenin-beden-ve-ruh-sagligina-faydalari-296 .

 

Tarhan, N. (2006). Duyguların psikolojisi ve duygusal zeka. İstanbul: Timaş Yayınları.

Narsistik Bir Annenin Kızından Mektup

Canım çok yanıyor. Dünden beri durup durup aklıma geldikçe ağlıyorum. Geçmişi düşünüyorum. Herşey yerine oturdukça …

Pandemi Sonrası Ofise Dönüş!

Uzun bir aradan sonra iş yerlerine yavaş yavaş dönüşün yapıldığı bir süreçle güne merhaba diyoruz. Zorlu ve …

Online Terapi/Online Psikolojik Danışmanlık

Online terapi-online psikolojik danışmanlık hizmeti nedir? Online terapi  yüzyüze yapılan bireysel, aile, çift vb  görüşmelerin …